Zayıflık, mazeret üretmekle;
Güç ise sorumluluk almakla başlar.
Herkes hata yapar, ama Alfa hatasını kabul eder, ders çıkarır ve daha güçlü döner.
Bahane bulan, asla kazanamaz.
Zayıflığını kabul et, ama orada kalma; güçlenmek için hemen harekete geç.
Bir insan her gün bir mazeret bulabilir:
“Zamanım yoktu, şansım yaver gitmedi, başkası engel oldu, engellendim, yavaşlatıldım, param yok”
Bu mazeretler kısa vadede rahatlatıcı gibi görünse de, uzun vadede insanı çürüten, enerjisini ve potansiyelini kemiren bir zehirdir.
Gerçek güç ise, tüm bu bahaneleri bir kenara bırakıp, hayatının direksiyonuna geçmekle başlar.
Güçlü adam, yaşadığı her şeyi sahiplenir.
Hayatı bu bağlamda mühendis zekasıyla basitleştirdiğinde sadece iki yol var:
Ya pasif ve kadınsı olan kurban psikolojisinde yaşar, sürekli bahane üreterek kendi zincirlerini kalınlaştırırsın,
Ya da savaşçı ruhunu ortaya koyar, sorumluluğu omuzlar ve kendi kaderinin mimarı olursun.
Olay tek bir cümleyi hayat tarzına dönüşmekte saklı:
'Başıma gelen herşeyin sebebi benim, izin verdim veya yeterli plan yapamadım - şimdi düzelteceğim ve tekrar oluşmamasını ve istediğim hayata ulaşmamı sağlayacağım'