* Ve kadınlar kendi rızasıyla gelir.
Hazreti Musa’nın Mısır’dan ayrılıp Medyen diye bir şehire gidiyor ve orada iki kadının kuyudan su çekemediğini görüyor.
Musa, burada da tipik bir alfa lider refleksiyle, ortamda belirsizliğe izin vermiyor. Hemen soruyor:
“Sizin derdiniz ne?”
Kadınlar cevap veriyor: “Babamız yaşlı, o yüzden su çekemiyoruz. Diğer çobanlar bizi bekletiyor.”
Musa saniye beklemeden Hemen devreye giriyor, kuyudan onlar için su çekiyor, sonra gölgeye çekilip oturuyor.
Ne duygusal trip var, ne “size yardım edebilir miyim?” tripleri.
Ne üşengeçlik, ne de diğer çobanlardan çekingenlik.
Ortamı yönetiyor, çözümü koyuyor, sonra kendi gündemine geri dönüyor.
Bu, kadına çerçeve koymanın ta kendisi.
Lider erkek: Karşısındaki kadının hayatındaki belirsizliği ortadan kaldırır, yönü ve çözümü gösterir.
Kadının hayatında bir “otorite” boşluğu varsa, o boşluğu kararlılıkla doldurur.
Bakış açısı:
“Duygu” değil, “fayda” ile hareket ediyor.
Kadını “karar veren” değil, “talimatı uygulayan” konumuna yerleştiriyor.
Erkek, önce çözümü koyuyor, sonra geri çekiliyor, kendi alanını (çerçevesini) koruyor.
Sonra Kadının gözünde nasıl izlenim bırakıyor;
Kadının Gözünde Etki
Kadınlardan biri babasına dedi ki:
“Baba, onu ücretli tut. Çünkü çalıştıracağın en hayırlı adam; güçlü ve güvenilir olandır.”
Babanın teklifi:
Adam Musa’ya dedi ki:
“Kızlarımdan birini seninle evlendirmek istiyorum. Sekiz yıl bana çalışırsın, on yıla tamamlarsan o da senden. Sana zorluk çıkarmak istemem. İnşallah beni iyi bir insan olarak bulacaksın.”
Böyle bir delikanlılığa da gördüğün gibi KADIN KENDİLİĞİNDEN GELİYOR ve YAĞIYOR