“Herkese iyi davranmak” adına gerçekleri saklamak, hem insanlara hem topluma en büyük ihanettir.
Aptal'a aptal dememek, zayıfa zayıf dememek, başarısızı başarısız ilan etmemek; toplumda sahte bir denge, GÖRÜNÜRDE yapay bir huzur yaratır.
Ama içten içe herkes birbirinin sahtekar ve iki yüzlü davrandığını bilir. Çünkü kendisinden yola çıkar.
Herkes birbirine sürekli yalan söylüyor; ‘sen harikasın’, ‘sorun sende değil’, ‘herkes mükemmel’…
Birine gerçekleri söylemiyorsan, o kişi asla değişmez, asla büyümez, asla gelişmez.
Sorunun nerede olduğunu anlayamaz.
O an hissetsin diye, daha kötü hissetmesine sebep olursun.
Bu yüzden ortalık yumuşak, güçsüz, şikayet eden adamlarla doldu.
Bu tavır kitlelere yayılmış halde, o yüzden ülke yaşanmaz bir hale geldi.
Sert gerçekle yüzleşmek zorundasın.
Ve insanların yüzüne çarpmak zorundasın.
Yoksa bir düzelme gerçekleşmeyecek.