* erkekliğin bir soyadı olsaydı kesinlikle çerçeveyle sınır koymak olurdu
Yakın bir arkadaşımın ev sahibi, evi satmak istiyor.
Yılbaşında da evinin su ısıtıcısı akıtmaya başlamış.
Gökdelenlerde de bu hayati güvenlik riski, hızlıca bildirmek ve tamir gerekir
Zemin çürüyebilir, elektrik riski var.
Birkaç gün sonra da emlakçı aramış ve evi satmak için evi görecek birilerini göndermek istemiş.
Aynı zamanda da tamir ettirmeyeceğini söylemiş.
Üstüne gözdağı vermiş: “Eğer bugün evi alıcılara göstermezsen, seni dava ederim, o banyo senin sorumluluğun zaten 2500 dirhem (25K tl) altı tamirat kiracınındır ”
Bu tehdit değil mi?
Elbette.
Beni aradı, sağlam yakın networküz.
Gönder bana dedim sözleşmeni.
Reis açıp okumamış bile. 🤦🏻♂️
Tüm maddeler ve kanunlar ev sahibinin ALEYHİNE.
Öyle böyle aleyhine değil hemde.
1 tane bile şüpheli konu bile yok
Adamın statüsünden korkmuş, sorun çıkmasından korkmuş.
“Ya yönetemeyeceğin, cevap veremeyeceğim birşey çıkarsa” kafası 🤦🏻♂️
Ama gerçek bir lider, karşısındakinin statüsünden korkmaz.
Evi açarsan sülaleni sikerim dedim 😅
Çünkü insanın o an tam bu tarz bir adrenaline ihtiyacı olur.
Çünkü bu bir ticari durum değil, güvenlik ve saygı meselesi.
Orada hakkı olmasına rağmen teslim edeceği herşey, ömründen ve çerçevesinden gider.
Karısı da ona saygısını kaybeder.
Daha büyük sorunlar gelir
Erkek dediğin, krizi yönetir.
Rasyonellik ilk reaksiyon olmalı.
Olmak zorunda.
Kriz anı geldiğinde ya şekil alırsın ya da şekil koyarsın.
Ben şekil koydum.
Sınır çizdim.
Ona da çizdirdim.
Heyecandan kalbi patlayacak gibi oldu.
Ama dediğimi yaptırdım harfiyen.
Tonla para ödüyor (süper pahalı muhit)
Ve anlaman gereken şey şu;
Sınır çizmek, “kavga etmek” değildir.
Liderliktir.
Kadına da patrona da hayata da bu dille konuşulur.
Çerçeven varsa, tehditler seni bozamaz.
Yoksa, her tehdit seni yerle bir eder.
SONUÇTA;
Sence olay kimin mutlak lehine çözüldü? 😏
Ne pahasına olursa olsun “alanını savun, koru”