Konuşma Kuralı 101;
Birisinden bir şey talep ederken "nedenini" açıklama refleksini kafanda hissediyorsan;
Büyük ihtimalle düşük maaşa ve çirkef kadınlara mahkumsun, yani ezik bir hayatın içindesin.
O konuşma stilinin hakkı budur.
Daha iyisine de ulaşamazsın.
Çünkü talep edilmedikçe "neden" açıklamak İZİN İSTEMEKTİR.
O an, farkında olmadan kendi çerçeveni bırakıp karşı tarafın çerçevesine girersin.
Karşındaki kişi, senin verdiğin çerçeveyle kendini lider pozisyona koyar; sen liderlikten çıkıp "acaba kabul ederler mi?" moduna düşersin.
Bu refleks doğuştan gelmedi.
Sana küçükten yüklendi:
Uslu ol, gerekçeni sun, onay al.
Seni izin isteyerek yaşayan bir adam olarak yetiştirdiler.
Alfa Konuşma Stratejisi:
Kadına:
"Bu akşam oraya gidelim mi, çünkü orası daha uygun."
"Bu akşam şurada olacağız."
Kabalık değil; kontrolü ele alıp kadını yönlendirmektir.
Tüm güçlü adamlar, liderler, zenginler... hepsi bu dili bilir.
Dikkat et; sana söz hakkı vermezler, herhangi birşeyin 'nedenini' açıklamazlar.
İsteklerini söylerler.
Çerçeveli konuşmanın sana kattığı en büyük şey, karşı tarafın seni sorgulama ihtiyacını ortadan kaldıran NETLİKTİR.
Netlik, kararlılıkla birleştiğinde insanlar seni test etmez, seni takip eder.
Pazarlıkta:
"Fiyatı şu kadar yapabilir miyiz, çünkü bütçem kısıtlı."
"Bu fiyatta anlaşalım, sonra başlayalım."
Birinde karşı taraf pazarlığı yönetir, diğerinde sen masayı yönetirsin.
Kendine sor:
Bugüne kadar kaç kere gereksiz "çünkü" ekleyerek kendi değerini düşürdün?
Kaç kere, açıklama yaparak karşındakine kararını sorgulama hakkı verdin?
Kadınla, işle, hayatın her masasında bunu yapmaya devam edersen hep izin isteyen adam olarak kalırsın.
Ve izin isteyen adam, istediğini asla ALAMAZ.
Ya izin istersin ya yön verirsin. Üçüncü yol yok.
Konuşma tarzını değiştir. Karizma böyle detaylardan başlar.