* en az konuşulan ama en sarsıcı gerçeklerden biri
Kadınların “sevgi” deyince kastettiği şey, erkeklerin sandığı anlamda saf ve koşulsuz bir duygu değil.
Hatta bu duyguya “sadakat” adını vermek bile çoğu zaman doğru değil, abartı;
Çünkü gerçekte bu, duygulardan gelmiş gibi gösterilen, reklamı ustalıkla yapılan bir tutku performansıdır.
Kadın için “sevgi”, erkeğin işine, statüsüne, maskülen gücüne, ona sunduğu duygusal heyecana ve hayatına kattığı değere bağlı, tamamen DEĞİŞKEN BİR HİSTİR.
Bunlardan herhangi biri arttığında ya da azaldığında, kadının erkeğe sunduğu tutku ve yakınlık da aynı oranda DEĞİŞİR.
Bu şartlarda ortada romantik bir “aşk”tan ya da fedakar bir sevgi olduğundan bahsetmek gerçekçi olamaz.
Yani, ortada sadece bir tutku deneyimi var;
Koruma ve sağlama karşılığında verilen, şartlı ve zamana göre dalgalanan bir tutkulu duygu deneyimi.
Bilimsel olarak bakıldığında da, kadınlar doğaları gereği DÜŞÜK TESTO seviyesine sahip olduklarından, ilişkilerinde genellikle daha “uyumlanmış” bir yaklaşım sergilerler; girişken, aktif ve sahiplenici olmaktan çok, daha çok içinde bulundukları duruma adapte olurlar.
Yani kadın, ilişkiye katkı sunmak yerine, genellikle başına gelenle yetinir; ALDIĞI KADAR VERİR.
Erkekte sevgi; sahiplenme, koruma ve üretme dürtüsüyle kendini gösterir.
Kadında ise sevgi; o an için en fazla değer, güven, heyecan ve statü katan erkeğe karşı hissedilen hormonal bir reaksiyondur.
Bu yüzden çoğu erkek, kadınların neden bir gün sevip ertesi gün vazgeçebildiğini anlamakta zorlanır.
Cevap net: Kadınlar, sevgiye bağımlı değildir.
Kadın duyguları, erkekten gelen maskülen enerjiye biyolojik bir tepki olarak şekillenir.
Kadınların sevgisini ömür boyu garanti sanmak, erkek için en büyük yanılgıdır.
Dünyada oluşmuş milyarlarca örnek ve tecrübe gösteriyor ki; kadınlarda sevgi, sadakatten çok, reklamı iyi yapılan geçici bir hormon şovudur.
Bu yüzden, erkek için en akıllıca yol, bir kadının sevgisine değil, kendi gücüne ve gelişimine yatırım yapmaktır.
Sevgi ve aşk deyince kesinlikle kadınlarla aynı şeyi anlamıyoruz ve kastetmiyoruz.
Kadın odaklı bir hayat kurmak, kendini riske atmaktır.
Yani aslında bu şartlarda, tek eşli bir kadın bile hayatı boyunca korunma karşılığı 'müşteri' seçmiş oluyor.