* Tabiki Erkeğin de. Hayatını değiştirmesi garanti olan yepyeni bir çerçeve analizi
“Tamam.” “Neyse.” “Peki.” tarzı konuşmayı sabote eden, cezalandırıcı minimalizmler,🤦♂️
“Tamam o zaman” deyip iletişimi kesmeler,🤦♂️
“Kibar” görünüp içeride kin tutmalar, 🤦♂️
... ve milyarlarda alternatifi
Bu tarz tavırlara maruz kaldın değil mi?
🔥 Açıkça kavga etmeden, dolaylı yoldan cezalandırmak.
Pasif agresiflik, gücünü açıklıktan değil, belirsizlikten alır.
Öfke, kırgınlık ya da “hayır” deme ihtiyacını açıkça söylemek yerine dolaylı hamlelerle bedel ödetmektir.
Bu sessiz cezaların temeli tam olarak ‘ALACAKLILIK’ hissidir.
Yani normalde 'daha iyisine layıkmış', ama 'daha kötüsüne' mecbur bırakılmış. 🤦♂️
Alacaklılık hissi ise tam olarak şöyle oluşur;
Kafa yapısı “bugün ne yaptım, neyi inşa ettim, ortamıma ne katkıda bulundum”dan kopup,
“Başkasının vitrininde ne var?”a kitlendiği an;
Beynin sana sahip olduklarını EKSİK veya KÖTÜ göstermeye başlatır.
Zaten bunun adına da ŞÜKÜRSÜZLÜK denir.
Yani kendi ilerleme ölçülerini değil, başkalarının statü sembollerini izlersin;
Sonuçta beynine içten içe bir 'EKSİĞİM, SORUNLUYUM' anlatısı kurmuş olursun.
Ve kendi içinde bu ateş gibi hareketli bir fikir haline geldiği için,
Kendine verdiği huzursuzluk yetmiyor gibi,
Etrafına da zorluk çıkaran hale gelir.
ÇÖZÜM;
Kendi skor tahtana dön.
- kendi yaptıklarının tam sonucunu yaşadığını : sadece kendi ilerleyişine odaklanıp ölçerek ŞÜKÜR edebilecek kafa yapısına dönersin
Kıyası KES.
-başkasının vitrini senin standardın değil
Net Konuş.
- ima değil açık ‘evet/hayır’
Liderlik et ve duygusal olgunlukta kal.
Bu ‘sütunlar’ yerindeyse, saygı-çekim-iletişim döngüsü kendiliğinden toparlanır.