“İyi adam”lar toplumun yarattığı en tehlikeli erkek prototiplerinden biridir.
Dışarıdan bakıldığında nazik, uyumlu ve ‘iyi kalpli’ görünürler.
Ancak bu maskenin altında onay bağımlısı,
Pasif-agresif ve içten içe öfkeli bir erkek yatar.
Kendi ihtiyaçlarını bastırır, duygularını açıkça ifade edemez ve sonunda PATLAR.
Çünkü sürekli ‘iyi’ olmaya çalışırken kendi kimliğini kaybeder.
Erkek doğası, sınır koymayı, kendi gerçeklerini korkusuzca ifade etmeyi ve sonuç odaklı yaşamayı gerektirir.
Onay arayan değil, yön veren olmalısın.
Kadınların seni sevmesi için değil, saygı duyması için yaşamalısın.
Bir erkek, sevgiyle değil, saygıyla beslenir.
Ama ota boka tamam diyen iyi adam kafası seni güçlü değil, zayıf ve saygı duyulmayan birisi yapar.
Kadınlar seni değil, sendeki ezici güçle başına gelen herşeyi şekillendirecek gücü arar.
Gerçek erkek,
Ne istiyorsa söyler, onun arkasında dimdik durur.
Onay değil, sonuç arar.
Kendi maskeni çıkar ve dünyaya kim olduğunu göster.
Zayıflığını değil, kudretini sergile.
Yani dişli iyi adam ol.
İyiliğini kaybetme, ama ne istediğini bil ve onu kıyasıya savun ve o prensiplerin olmadan bir yaşam düşünme.