Günümüzün -aslında muhtemelen tüm çağların- en büyük hastalığı; kolay pes etmek, ilk zorlukta geri çekilmek.
Bide buna verilen 20 IQ modern bir isim var : 'demekki hayır yokmuş' 🤦♂️
Oysa gerçek erkek, karşısına çıkan duvarı yıkar, pes etmez, daha da saldırır.
Azimle oluşan inatçılık - yani bir anlamda 'rasyonel takıntı', ise hem duygusal itiş sağlar hem de başarı getirir.
Zayıf birisiysen şartlardan şikayet eder, “olmuyor” der, bırakırsın.
Alfa ise, “Ne olursa olsun devam edeceğim” der, geri çekilmez.
Alfa, kararını, hedefini ve niyetini SAHİPLENİR.
Düşün: Söz verdiysen zaten tutmak zorunda değil misin?
Vazgeçmemek; başarının, özgürlüğün ve liderliğin anahtarıdır.
Her darbe seni güçlendirir.
O an görünen bir yol yoksa, yol açarsın.
Seni içine soktukları çerçeveyi takip etmek yerine, onu yeniden şekillendirdiğin çerçeveyle değiştirdiğinde zaten anında yepyeni yollar açılır.
Derinlemesine düşün.
Sonuç?
Sürüden ayrılmış, istediğini yapmış, özgüveni artmış, başarmış ve hatırlanan olan sen olmuş olursun.
Ve hala geri kalan çoğunluk bahane üretmeye devam ediyor olur.
Gördüğün gibi, aslında bu bir psikolojik sorun.