Modern anlamda 'medeniyet', artık erkeklerin biyolojik kapasitelerini (zorbalık/şiddet) dizginleyip, bunu kadınların lehine bir koruma kalkanına dönüştürme tercihi.
Eğer bunu sağlayan erkekler bir gün bu 'kibarlığı' ve 'koruyuculuğu' sürdürmemeyi tercih ederse, kadınların sığınabileceği hiçbir 'evrensel hak' geriye kalmaz.
Bu yüzden, bu hakları bir düşmanlık aracı olarak değil, 'medeniyetin' kırılgan bir hediyesi olarak görmek ve bu hediyeyi veren iradeyle çatışmak yerine uyumlanmak rasyonel olandır.
Medeniyetin perdesi kalktığında veya büyük bir kriz anında (savaş, çöküş), 'haklar' buharlaşır ve geriye sadece 'Güç Doktrini' kalır.
Güvenliğiniz bir illüzyon olan 'feminizim' değil, erkeklerin sürekli yenilediği bu sözleşmedir.