Bozulma değil, insanlığın “gerçek” realitesini yaşıyoruz.
Kameraların icat edildiği son birkaç 10 yılda,
tarih boyu bilinen “kadınlar melektir, mazlumdur” olayının da sahte olduğu açıkça ortaya çıktı.
Çok az sayıda sadık ve yüksek değerli kadın olamasına rağmen;
Geri kalan ezici sayıda kadının yaptığı
aldatmalar,
suçlu olmasına rağmen gösterdikleri pasif agresif roller,
yüksek dozlu nefret,
iftiralar,
yalanlar,
süper yüksek sayılarda kameralarla veya internette kayıtlı halde…
Eskiden ortaya çıkmadığı için gizlice devam ediyorlardı,
Şimdi yapıyorlar-ortaya çıktığı için de biz buyuz erkeğe ihtiyacımız yok diyorlar.
“Gerçek kadın” tablosunu izliyoruz.
Bozulmayı değil.
Tarih boyunca böyleydi.
Tek istisnası, “kaliteli baba çerçevesi almış kadın” modeliydi.
Ve bu hala değişmedi.