* Kemerlerini bağla, HAYATINI DEĞİŞTİRECEK dozda hataların ortaya çıkmak üzere. Eksiksiz Rehber.
İMA, her zaman söyleyerek Açıklamadan -istisnasız- DAHA Güçlüdür
Temel mantık:
Kadınla iletişimin iki katmanı olur.
Ne söylendi.
Ve bağlam : yani ne ima edildi / ne hissettirildi / ne varsayıldı.
Söylediğin söz yüzeydir, bağlam ise DERİNLİKTİR.
Kadınlar derinlikten çalışır, erkekler yüzeyden çalışır.
Bu kadın erkek doğasından gelen bir fark, kültürel değil.
Erkek bir şey söylediğinde çoğu zaman niyeti açık ve net olsun ister.
"Seni seviyorum" dediğinde bunu söyledim, iş bitti der.
Kadın ise "seviyorum" kelimesine bakmaz, ses tonuna, o kelimenin geldiği bağlama, söylerkenki bakışlarına, söz öncesi ve sonrası davranışa bakar.
Kadın için kelime delillerden sadece bir tanesidir, duygu değil.
Duygu davranışta görünür.
🔥 Söyleyince ne kaybolur:
Söz çıktığı an, mesaj sabitlenir.
Kadın söz üzerinde düşünür, analiz eder, kendi deneyimleriyle karşılaştırır, doğruluğunu sorgular.
Söz savunmaya açıktır.
"Gerçekten mi öyle?", "Her erkek bunu der", "Önceki sevgilisine de demiştir" gibi kapılar açılır.
Bir de sözün şöyle bir sorunu olur: 'söyleyene aittir'.
Sen "seni seviyorum" dersen, bu senin iddia ettiğin bir şeydir.
İspatlaması sana kalır.
Karşı taraf onaylamadığı sürece iddia boştadır.
Bu pozisyon senin için çok ZAYIF pozisyondur.
Dolayısıyla AÇIKLAMA YAPMA
🔥 İmayla iletmek ne yapar:
İma ettiğinde mesajı alıcıya vermezsin, kadının kendi çıkarmasını sağlarsın.
Kadın ipuçlarını birleştirir, sonuca kendisi ulaşır.
Bu sonuç artık onun sonucudur, senin iddian değil.
Kendi çıkardığı sonucu KADIN savunur, şüphelenmez, kendi kafasında biriktirir.
Derinliği anlıyor musun?
Basit bir örnek: Sen Kadına "seni önemsiyorum" dersen, o "ok" diye cevap verir ve geçer.
Ama sen ona termosta çay/kahve götürür, ceketini verir, üşümesin diye battaniyeyi yerleştirirsen, o kadın kafasında "bu adam beni önemsiyor" çıkarımını kendi yapar.
Senin söylemenden çok daha güçlü biriktirir, çünkü bu onun keşfi oldu.
Kadının psikolojisinde neden daha güçlü:
Kadın güven testi için hep erkeği inceler.
Erkek bir şey söylüyorsa : test edilecek bir iddia var demektir.
Erkek göstererek davranırsa test edilecek iddia yok, davranış ZATEN delil.
Kadın da delilin karşısında rahat kalabilir, ama iddiayı sorgular.
Bir de şu var: kadın kendi çıkardığı sonucu kendi mülkü sayar.
Sen ona söylediğin şeyi sen verdin, istediğinde geri alabilirsin çağrışımı olur.
Ama o çıkardığı şey onun, senin geri alamayacağın şey.
Bu çok daha kalıcı bir his.
🔥 ÖRNEK;
Sen bir kadına 'Seninle uzun vakit geçirmek istiyorum' dersen, kadın doğal olarak 'GERÇEKTEN Mİ' diye sorgular.
Sen ona nasıl kaliteli bir erkek olduğunu anlatırsan, o "ispatla" diye talep eder.
Sen onu kıskandığını söylersen, o bunu silah olarak kullanır.
ETKİ - TEPKİ
Etkiyi açıkça gösterdiğin için, tepki -yani cevap hakkı- karşı tarafın elinde olur. Çünkü etkini VAAT ETMEN değil - ispatlaman gerekir.
🔥 Doğrusu;
Davranışlarınla 'uzun vakit geçirmek isteyen adam' olursun. Her konuyu buluşmaya çekersin, boş konuşmalara değil.
Davranışlarınla güçlü erkek olursun. Koruyucu, kollayıcı ve kadını çerçevende kontrolünde ve gözlemin altında tutan erkek olursun.
Başka erkeklerle konuşmasını görürsün, ama adım adım izole edersin. 'Konuşma' demezsin, konuşmanı istemiyorum dersin, 'benim kadınımda bunu görmek istemiyorum' dersin.
🔥 Beta'ların en büyük hatası:
Kendini anlatmaya çalışmasıdır.
Normalde, zaten kadın seni çözmeye çalışıyor,
Sen neden anlatıyorsun?
Bu iki hareket birbiriyle çelişir.
Erkek ne kadar çok anlatırsa, kadın o kadar az çözmek zorunda kalır.
Çözmek zorunda kalmadığı adam ilginç ve ilgi çekici değildir.
Anlatan adam ilginç değildir.
Süper iticidir.
Oysa erkek anlatmak yerine sadece VAR OLSA VE ORADA OLSA, kadın hiç durmadan çözmeye çalışır.
Bu süreç bağımlılık yaratır.
Kadın onu anlamaya çalıştığı adama bağlanır.
Söylemediği şeyleri okumaya çalışır, bu okuma onu sürekli aktif tutar, sürekli ilgili tutar.
Göstermek ve söylemek arasındaki fark:
"Güçlüyüm" demek zayıflıktır, çünkü güçlü adamın söylemesine gerek yoktur.
"Zenginim" demek zayıflıktır, çünkü zengin adamın söylemesine gerek yoktur.
"Önemsiyorum" demek zayıflıktır, çünkü önemseyen adamın davranışı zaten onu gösterir.
"Seviyorum" demek zayıflıktır, çünkü seven adamın hayatı onu gösterir.
Bu listenin tersi: söyleyerek göstermeye çalışan adam, aslında OLMADIĞI ŞEYİ TELAFİ ETMEYE ÇALIŞAN adamdır.
Bunu çok iyi anla. İliklerine kadar işlesin.
🔥 Bunun istisnaları var mı?
Evet, iki durum.
Birinci istisna: doğrudan soru alırsan.
Kadın sana net bir soru sorarsa, cevap vermek gerekir.
"Beni seviyor musun?" diye sorduğunda "davranışlarıma bak" demek uygun olmaz.
Cevabı da sade verirsin, uzun açıklama yapmazsın.
İkinci istisna: kritik noktalar.
İlişkinin yön değiştiren anlarında sözel teyit gerekir.
İlk "seni seviyorum", evlilik teklifi, çocuk yapma kararı.
Bunlar sözle işaretlenmesi gereken önemli olaylardır.
Ama bu eşikler YILDA BİR falan çıkar.
Hiçbir günlük iletişim bunlardan oluşmaz.
Yani bunlar gerçekten nadir istisnalar.
🔥 Sonuç - Ve Bir Önemli Prensip Daha:
Kelimeler ve vaatler ucuzdur, götünden sallıyor da olabilrisin, ama davranış pahalıdır.
Kadın pahalı olanı önemser, ucuz olanı dinler ama önemsemez.
Ne söylemediğin, ne söylediğinden daha önemli.
Ne söyledeğini az tut, ne yaptığını çok tut.
İkisi arasındaki makas ALFA'lığın işaretidir.